Ehli Beyt Hakkında Herşey

Hz. Meryem’in Güzel Ahlakı

Hz. Meryem hayatı boyunca gösterdiği üstün ahlak ile tüm Müslüman kadınlar için önemli bir örnek olmuştur. Allah (cc) Hz. Meryem’e dünyada büyük bir sorumluluk yüklemiş ve bu şerefli görev için onu Kuran’da bildirildiği üzere

‘güzel bir bitki gibi’ (Al-i İmran Suresi, 37)

yetiştirmiştir. Allah (cc), onu İmran ailesi gibi seçkin, güçlü ve samimi iman sahibi kimselerin soyundan kılarak, onun bu üstün ahlaklı insanlar tarafından yetiştirilmesini sağlamıştır. Allah (cc), Hz. Zekeriya’nın eğitimiyle, Hz. Meryem’i üstün ve seçkin bir peygamberin ahlakıyla ahlaklandırmıştır.

Allah (cc)’ın rahmeti sayesinde, doğduğu andan itibaren bu kutlu insanların eğitimiyle şereflenen Hz. Meryem, güçlü bir iman ve üstün bir ahlak seviyesine ulaşmıştır. Bu olgunluğa eriştikten sonra ise Allah (cc) mucizelerini göstererek, Hz. Meryem’in üzerindeki rahmetini, korumasını ve merhametini yakinen görmesini sağlamıştır. Hz. Meryem’in ibadet ederken mihrapta sürekli olarak yiyecek bulması, Allah (cc)’ın ona olan desteğinin ve rahmetinin açık bir göstergesidir. Allah (cc) Hz. Meryem’i Cebrail ile görüştürerek, ona olan bu rahmetini Cebrail’in sözleriyle de bildirmiştir.

Hz. Meryem hayatının her anında gösterdiği güzel ahlakıyla, Allah (cc)’a olan içten bağlılığını ve sadakatini en güzel şekilde ortaya koymuştur. Allah (cc)’ın kendisini denediği tüm zorlu olaylardaki kararlılığı, tevekkülü, kayıtsız şartsız teslimiyetiyle de, Allah (cc)’a ne kadar gönülden ve samimiyetle bağlı olduğunu en güzel şekilde ifade etmiştir. Hz. Meryem’in yaşadığı tüm zorlu anlarda tek başına olması, onun için başlı başına önemli bir deneme konusu olmuştur. Zira insanlar zorluk anlarında daima kendilerine yardım edecek, destek olacak, yol gösterecek birilerine ihtiyaç duyar ve olmadığında da tevekkül etmeyen kişiler bir zayıflık ya da üzüntü hissine kapılabilirler. Hz. Meryem’de ise asla böyle bir durum söz konusu olmamıştır. O, herşeyi yalnızca Allah (cc)’tan beklemiş, yalnızca Allah (cc)’a güvenmiştir.

Desteği, yardımı ancak Allah (cc)’tan istemiş ve O’nun göstereceği yola uymanın, O’nun sözüne itaat etmenin kendisine yeteceğini bilmiştir. En zor anında bile ümitsizliğe, karamsarlığa kapılmamış, Allah (cc)’ın tüm yaşadıklarını mutlaka hayra dönüştüreceğini, zorlukların her birini en güzel şekilde gidereceğini bilerek Allah (cc)’a gönülden teslim olmuştur. Allah (cc) da, yaşadığı her zorlukla beraber, onun için bir kolaylık kılmış, onu daima yardımı ve rahmetiyle desteklemiş ve karşılaştığı zorlukları çok büyük hayırlara ve güzelliklere dönüştürmüştür.

Hz. Meryem, hayatının her anında, yaptığı her işte Allah (cc)’a yönelen, Allah (cc)’ın ismini yücelten, Rabbimiz’e yürekten bağlı, samimi bir mümindir. Allah (cc), Hz. Meryem’i seçmiş, onu arındırmış ve alemlerin kadınlarına üstün kılmıştır. Allah (cc) Kuran’da, Hz. Meryem’in bu üstünlüğünü şöyle bildirmektedir:

“Hani melekler: “Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı,” demişti. “ (Al-i İmran Suresi, 42)

Hz. Meryem de ailesi gibi, yaşadığı toplumda Allah (cc)’a olan bağlılığı, ihlası ve samimiyeti ile tanınan bir kişidir. Allah (cc), onun Kendisi’ne ‘gönülden bağlı olanlardan’ olduğunu bildirmektedir. Hz. Meryem’in çevresindeki insanlar arasında bilinen bir başka özelliği ise, ‘ırzını korumuş olması’ yani iffetine olan düşkünlüğüdür. Allah (cc), Hz. Meryem’in bu üstün ahlakını Kuran’da şöyle haber vermektedir:

“İmran’ın kızı Meryem’i de (Allah örnek verdi). Ki o kendi iffetini korumuştu. Böylece Biz ona Ruhumuz’dan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı. “ (Tahrim Suresi, 12)

Hz. Meryem, karşı karşıya kaldığı olayları nasıl çözebileceğine dair hiçbir tecrübesi olmamasına rağmen hayatının her safhasında hiçbir şekilde bir yılgınlığa kapılmamıştır. Çok güçlü, iradeli ve kararlı bir kişilik sergilemiş ve Allah (cc)’ın yardımıyla herşeyin üstesinden gelebileceğini bilmenin huzurunu ve güvenini yaşamıştır. Allah (cc) da onu olabilecek en mükemmel nimetlerle desteklemiş, işini kolaylaştırmıştır.

Hz. Meryem’in ahlakındaki üstünlüğün bir başka göstergesi ise, üstlendiği zor sorumluluğu yerine getirirken yaşadığı sıkıntılar karşısında güzel bir sabır gösterebilmiş olmasıdır. Hz. Meryem çok önemli ve şerefli bir görev üstlenmiştir. Ancak bu üstün ve şerefli durumun, kavmi tarafından gereği gibi anlaşılamaması, inkar içerisinde olan halkının kendisine haksız bir bakış açısıyla yaklaşıp iftiralarda bulunması, Hz. Meryem için önemli bir sabır ve deneme konusu olmuştur. Bu aşamada da Allah (cc)’a olan güveninde sabır ve kararlılık göstermiştir. Güçlü, iradeli ve dirayetli kişiliğinden hiçbir şekilde taviz vermemiştir. Her olayın Allah (cc)’ın kontrolünde olduğunu ve Allah (cc)’ın kendisini tüm bu iftiralardan en güzel şekilde temize çıkaracağını bilerek, insanların cahilce tavırlarına karşı güzel bir sabır ile sabretmiştir.

Hz. Meryem’in bu olaylar sırasında dikkat çeken bir başka özelliği ise, insanların rızasını değil yalnızca Rabbimiz’in rızasını gözetiyor olmasıdır. Allah (cc)’a katıksız bir iman ile teslim olmuştur. Bu nedenle de insanların yorumlarından, kınamalarından hiçbir şekilde etkilenmemiştir. Her işinde daima katıksız olarak Allah (cc)’a yönelmiş, imanındaki ve Allah (cc)’a olan teslimiyetindeki bu samimiyet sonucunda da, her zaman için Allah (cc)’ın rahmetiyle karşılık görmüştür.